Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.
Türkiye’nin En Büyük Sorunu Ne ?

Türkiye'nin En Büyük Sorunu Ne

ERSAN.NETERSAN.NET

Merhaba sevgili okurlarım. Bu yazı dizimizde ülkemizin çok önemli sorunlarını dile getirip bu sorunlara çözüm önerisi geliştirebileceğimiz büyük bir tartışma platformu yaratmaktır. Yazı dizimizde Türkiye'nin çok önemli sorunlarına dem vuracağız. Yazı dizimizin hemen altında yorum bölümüne sizde görüşlerinizi dile getirebilirsiniz. Yazı dizimizi okuyan herkesin mutlaka duygu ve düşüncesini paylaşmasını istiyoruz. Ne kadar çok fikir olursa gerçeğe o kadar çok yaklaşmış oluruz. Umarım yazı dizimizin fikirlerinizle zenginleşmesi için desteğinizi bizden esirgemezsiniz.

 

Türkiye'nin en büyük sorunu nedir diye araştırma yapıldığı zaman insanlar; terör, işsizlik, hayat pahalılığı, cahillik, ekonomik sıkıntılar, kriz sonuçları çıkmaktadır. Sorun olarak görülen tüm meselelerin özünde hep ekonomik nedenlerin yattığı sonucunu çıkarabiliriz. Yazar olarak ben ülkemiz insanın sorunlarını ekonomik değil psikolojik temelli olduğunu düşünüyorum.

 

Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olarak gösterilen sorunlar şunlardır:

1-TERÖR SORUNU: Ülkemiz 1923 yılından bu yana farklı terör gurupları tarafından sürekli çökertilmeye çalışılmıştır. İnsanların inanç ve ırk yapılarını kullanan terör örgütleri yurt dışından ve yurt içinden finans edilmektedir. Tarih boyunca bütün devletlerin içinde terör örgütleri olmuştur. Ülkenin yönetimini beğenmeyen, ülke yönetimini ele geçirmek isteyen, başka ülkelerle birleşip ülkeyi içten yok etmek isteyen örgütler olmuştur. Bir ülkede terör tamamen biter mi? Bence bitmez. Bir örgüt biter başka bir örgüt çıkar. İnsanın, yönetimin, hukukun olduğu yerde terör örgütleri olur. Bütün insanları aynı anda mutlu eden bir yönetim biçimi yoktur. Birileri memnun olurken birileri mutsuz olur. Mutsuz olan insanlar haklarını aramak için yasal olmayan yollara başvurabilir. Bu yazı dizimizden terörü desteklediğimiz anlamına gelmesin. Her ne olursa olsun insanlar haklarını yasal yollarla aramalı ve şiddete başvurmamalıdır. Her insan medeni olamıyor. Bazı insanlar haklarını savaşarak mücadele ederek kavga gürültü ile almayı tercih ediyor. Terörün oluşmasındaki neden de budur. Terör eylemlerine katılan insanların ulaşmak istediği bir dava vardır. Bu dava için ölür ve öldürür. Gözleri karadır. Diyeceğimiz o ki bir ülkede terör bitmez. Bitme noktasına gelebilir fakat tamamen bitmez. Dediğimiz gibi bir örgüt biter başka bir örgüt kurulur. Bu durum yüzyıllardır böyle gelmiş böyle devam eder.

2-İŞSİZLİK: Hayatımızı devam ettirmek için işe ihtiyacımız vardır. İhtiyaçlarımızı karşılamak bir başkasına muhtaç olmamak için bir işte çalışıp para kazanmamız gerekir. Ülkemizde işsiz sayısı her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde 10 milyon işsiz olduğu söylenir. Rakamlara işin açıkçası ben net olarak inanmıyorum. Rakamların 2 milyonu gerçekten de iş bulamayan kemsi temsil eder. Kalan 8 milyon ise iş beğenmeyen, çok para kazanmak isteyen insanları temsil eder. Askerden gelmiş lise mezunu bir genç 2200 lira maaşı beğenmiyor. 3-4 bin lira maaş veren işlere bakıyor. 18 yıl eğitim almış üniversiteyi bitirmiş bir öğretmenin 4000 lira maaş aldığı bir ortamda eğitim almadan 4000 liralık bir işte çalışmak istemesi ve bu işi bulamayınca 2200 liralık işi kabul etmemesine ben işsizlik diyemiyorum. Elbette hayat pahalı gönül ister ki o kişi de 5000 lira maaş veren iş bulsun ailesini güzel şartlarda geçindirsin. İmkanlar ve şartlar bunlar. Ülkemizde insanların en büyük sorunlarından birisi bence doyumsuzluk ve tatminsizliktir. İnsan daha fazlasına endekslenmiş. Ne kadar kazanırsa kazansın elindeki ile mutlu olmayı ve yetinmeyi bilmeyen insanlar daha fazlasını istemektedir. Daha fazlasını elde edemeyen insan ise mutsuz olmaktadır.

3-HAYAT PAHALILIĞI: Alınan maaşlar faturalar ve ihtiyaçlar karşısında hızla erimektedir. Hayat her geçen gün pahalılaşmaktadır. Bu da beraberinde geçim sıkıntısını getirmektedir. Hayat pahalılığı insanların en çok şikayet ettiği konuların başında gelir. Gelirin sabit olması ve ihtiyaçların hızla artması insanları ekonomik sıkıntıya sürüklemektedir. Maaşınızın sabit 2200 lirada kaldığı ve yılda yüzde 4 arttığı ki bu miktar 50-70 lira arasıyken her şeyin zamlanması insanları ekonomik sıkıntıya sürüklemektedir. Geçen ay 50 lik bebek bezini 72 liraya alırken bugün 96 lira olmuştur. Hayat pahalılığı insanın kontrol edemediği bir durumdur. Hayat pahalılığına karşı insanın yapması gereken tek şey gereksiz harcamaları kesmek ve kemer sıkmaktır. Kemer de nereye kadar sıkılacaksa artık. Kemer sıkmanın yanında yeni ekonomik kaynak arayışına girmek ve ek iş yaparak bu sorun çözülmeye çalışılır. Hayat pahalılığının yanı sıra insanlardaki tutarsızlık ve dengesizlikte en büyük sorunlardan birisidir. İbrahim Tatlıses’in çok eski bir filmi vardır. Filmde İbrahim Tatlıses gariban bir babayı canlandırmaktadır. Oğlu babasından flüt ister. Okulda tüm öğrencilerin flütü var benim yok der. Bu durum adama çok içerler ve adam meyhaneye gider kafayı çeker. Oradakilerle dertleşir oğluma bir flüt alamıyorum der. Filmdeki olaya bende herkes gibi duygusal açıdan bakamıyorum. Filmde bana çok saçma gelen taraflar var. Bugün bir okul flütü 8-10 liradır. Filmdeki baba meyhaneye gidip kafayı çekiyor. Meyhaneci adamın babası mıdır? İçtiği içki, bira her neyse para değil midir? Bugün bir meyhaneye gitsen 1 bardak bira içsen en az 10 lira ödersin. Filmde baba meyhaneye içmeye gidiyor ve o içtiği içkiye para bulurken çocuğun 8-10 liralık flütüne para bulamaması bana saçma gelmişti. İnsanların en büyük sorunlarından birisi bence elindeki ile yetinmeyi bilmemesi, gereksiz harcama yapması, parayı kazanmasını bilse de parayı harcamasını kontrol etmesini bilmemesidir. İnsanımız iyi ya da kötü para kazanmasını biliyor. Fakat harcama konusunda aynı ustalığı gösteremiyor. İhtiyaçlar konusunda amenna oraya bir sözümüz yok. O kadar çok gereksiz harcama yapıyoruz ki. Harcamaları ilk etapta faturalardan kısmalıyız. Günde 10 saat internete girip facebook gibi sosyal medyada onun bunun resmini beğenip aylık 100 lira telefon faturası ödeyeceğimize bu harcamayı kısıp 5 gb internet paketi olan benim gibi 23 liralık bir pakete geçip 77 lira aylık tasarruf edebilirsiniz. Yıla vurduğunuz zaman 900 lira tasarruf etmiş olursunuz. Hayat pahalılığının yanı sıra lüks yaşam ve gereksiz harcamalar bizi daha da fakirleştirmektedir. Sigara ve alkol kullanımına her yıl verdiğimiz paragözümüze gözükmezken hayat pahalılığına dem vurmamız bizdeki en büyük çelişkidir.

4-KÜLTÜR VE İNANÇ YOZLAŞMASI: Milli ve dini değerlerimizden uzaklaştık. Ana baba ve ataya saygı kalmadı. Terbiye konusunda çok geriye gitmeye başladık. Çocuklara terbiyeyi ne okulda ne de evde verebilir hale geldik. Öğretmenlerin elinden tüm yetkileri aldık. Bugün bir öğretmen çocuğuna en ufak bir ceza bile veremez oldu. En ufak bir ceza bile öğretmeni ekran karşısına cani bir öğretmen pozisyonuna getirmektedir. Eti senin kemiği benim anlayışı terk edildi. Çocuk çalışsa da çalışmasa da sınıfı geçmektedir. Bunu bilen çocuklar hedeften ulaşıp çalışsam da çalışmasam da sınıfı nasıl olsa geçeceğim deyip işi tembelliğe vurmaktadır. Eğitim sisteminde yaşanan yozlaşma her alanı olumsuz etkilemektedir. İnançlarımızı da kaybetmeye başladık. Bugün çevremizde dindar gördüğümüz kesim dini kullanarak ekonomik sosyal yönden çıkar elde etmeye başladı. Bugün dindar insanlara artık güvenmiyoruz. Allah rızası adı altında insanların inançlarını sömüren insanlar yüzünden bugün dindar insanlara bakış açısı değişti. Din toplumu düzene sokan kurallar bütünüdür. Dinimizi tam anlamıyla yaşayamadığımız için bu sıkıntıları yaşıyoruz. Hiçbir din hırsızlığı, devleti hortumlamayı ve kul hakkına girmeyi öğütlemez. Bilakis din bu unsurlara karşıdır. Bugün dindar olduğunu iddia eden siyasetçilerimiz kul hakkına girmektedir. İnsanlığın en büyük sorunu inandığı ile yaşadığı şeylerin farklı olmasıdır. Kendisi ile çelişmesidir. Tutarsız, doyumsuz bir yaşam sürmesidir. Ne istediğini bilmemesidir. Sahip oldukları ile yetinmeyen hep daha fazlasını isteyen bir yapıya bürünmesidir. Aç gözlü bir yaşam sürüp kendini düşünmesidir. Empati becerisinden yoksun kendini düşünen bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesini gütmesidir.

5-FETÖ: Fetullah Gülen tarafından hizmet harekatı adı altında başlatılan ülkeyi felakete götürme serüvene günümüzde Fetö terör örgütü olarak adlandırılmaya başlandı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çirkin yüzünü gösteren örgüt bugün dünyanın en tehlikeli örgütü olarak adlandırılmaktadır. Örgütü tartışmak doğuşunu anlatmak sayfalar dolusu ansiklopedi yazmayı gerektirir. Günümüzde yaşanan tüm olayların sonucunu Fetö olarak gören ciddi bir kesim var. Evet, bu bir örgüttü ülkemizde uzun yıllar hüküm sürdü. AKP hükümeti ile tersleşmeye başladıktan sonra örgütün üstüne gidildi. Mal varlıklarına el konuldu. Bu örgütle ilişkili olduğu kanısına varılan 100 bin insan işinden oldu. Hapse girenler anne ve babasını kaybeden çocuklar oldu. Ülkemizde büyük bir yıkım ve kıyım başlattı. Bugün itibari ile bu örgüt % 90 oranında yok oldu. Kalan % 10luk kesim ise sinmiş durumda. İnsanlığın en büyük sorunlarından birisi dışsal yüklenmedir. Hayatındaki olumsuzluklar için dışsal kaynaklı nedenler aramasıdır. Bugün çiftçiye gübre sence neden pahalandı dediğiniz zaman Fetö’den dolayı diyebiliyor. Yağmurun yağmamasını bile bu nedene bağlayan çiftçilerimiz var. Bu durum insanları gerçekten uzaklaştırmaktadır.

Gerçekçi olmak lazım, hayatımızda bir olumsuzluk varsa bu olumsuzluğun nedenleri araştırılmalıdır. Olumsuzluğa neden olan etmenleri ortadan kaldırmak gerekir. Olumsuzluğun kaynağı biz olabiliriz. Ünlü bir bilim adamının dediği gibi eğer bir problemin çözümünde yer almıyorsanız o problemin bir parçasısınız demektir. Problemlere karşı şikayet etmek değil çözüm üretmelisiniz. Enerjinizi şikayet etmeye ve söylenmeye değil problemi çözmeye harcamalısınız.

6-YANLIŞ SEÇİMLER: İnsanın en büyük sorunu seçimleridir. İnsan seçimler yapar. Bu seçimler sonucunda hep bir pişmanlık yaşar. Keşke kelimesini çok sık kullanır. Keşke şöyle yapsaydım, keşke daha çok yaşasaydım, keşke bunu seçmeseydim. İnsanlar yanlış seçimler sonucu mutsuz olur. Bugün insanların mutsuzlunun en önemli sebebi yanlış meslek seçimidir. İnsan sevmediği bir mesleği ömrü boyunca nasıl icra eder. Mesleğini yaparken nasıl mutlu olabilir. Zaman nasıl geçebilir ki. Sürekli gözü saatte mesainin bitmesini bekler. Çalıştığı her dakika ona işkence gibi gelir. İşe değil hapishaneye gitmiş olur. İnsanı mutsuz kılan diğer bir seçimde eş seçimidir. Bugün binlerce çift anlaşamadıkları halde aynı evin içinde sırf çocukların hatırına bir arada yaşarlar.  Yanlış eş seçimi insanı hayat boyu mutsuz eder. Hayatta mutsuzluklarımızın kökenine baktığınızda hep yanlış seçimlerin eseri olduğunu anlayabilirsiniz. Seçim yaparken acele etmek, bir başkasının etkisinde kalmak, özgür irademizi kullanamamak bize yanlış seçimler yaptırır. Her ne olursa olsun kendi seçimlerinizi kendiniz yapmalısınız. Bir başkasının etkisinde kalmayın.

7-YANLIŞ KAYNAK KULLANIMI: Hayat bize verilen en büyük hediyedir. İnsan ömrü ortalama 70 yıldır. Günün 12 saatini uyku ile geçirdiğimizi düşünürseniz bunun 35 yılı uykudur. Aklımızın ermediği ilk 12 yılı da çıkardığımız zaman geriye 23 yıl kalır. Televizyon izleme, yemek yeme ve tuvalete gitme, otobüs bekleme gibi zaman dilimlerini de ömrümüzden çıkardığınızda 10 yıllık bir ömrünüz kalır. Bu 10 yılı da insan hayatında zaman öldürecek işler bulup bu işlerde zaman öldürür. Haftada 1 tatili olup sabahtan akşama kadar kahvede zaman öldüren insanlarımız var. İnsan en değerli hazinesi zamanı böyle hoyratça kullanırken elektrik, su, telefon, para gibi hazinelerini boşa harcamış çok mudur? İnsanı fakirleştiren en önemli unsur kaynakların yanlış tüketilmesidir. Hiçbir kaynak bedava değildir. Hayatta her şeyin bir bedeli vardır. Yanlış ve gereksiz tüketilen her kaynağın mutlaka hesabını vereceğiz. Bugün ekonomik sıkıntı çeken insanların aslında bu sıkıntıdan kurtulmak için tasarruf yapması gerektiğini anlaması için ne kadar zaman geçmesi lazım. Neleri kaybetmesi lazım.

 

A Sosyal Medyada Paylaş