Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

Birey Nedir ?

Başlık okuyanı etkilemesi ile alakalıdır.
Toplumu oluşturan ve topluluk içinde bağımsız bir varlığı olan, düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her birine birey deniyor.
Birey'in 2 özelliği vardır. İyi birey, kötü birey.
Bunu böyle 2 özelliği vardır dersek işte kaybederiz. Çünkü hiçbir insan kendisini anlayamaz.
Anlayamadığı içinde anlaşamaz. Anlaşamayan insanlar ile anlaşan insanlar arasındaki farktır birey.
Birey bir ayrıcalıktır anlayana ise farkındalılıktır.
Farkındalığınızı ortaya çıkartacak olan birey'e dikkat etmeniz sizin için sağlıklı olacaktır.
İşin sağlık yönünü düşünseydik sigara içmezdik, ateş olduk düştüğümüz yeri yakacak konuma geldik ama doğru birey olamadık.

Doğru bazen yanlış olabilir, her doğru başkası için farkındalılık gösterdiği için olsa gerek bu hallerdeyiz.
Toplumumuzdaki insanların birbirlerine olan saygısı bizi mükemmel'in hiçbir zaman yanından geçemeyecek oluşunu hatırlatıyor.


Hani derler ya Armut piş ağzıma düşmeden önce dilimlenmiş önüme koy ve düşmeden devam et.
Ayı armut ilişkisi feat geliyor kafası.
Neyin kafası? Arkadaşlar inanın benim kafam :)
Kafamda deli sorular varken size sorabileceğim çok şeyin olduğunu bildiğim için aşağıya tartışma bölümü koyduk. Belki de birey'in nasıl olduğunu sizler daha iyi bilirsiniz?
Hadi gelin birlikte arayalım?
İşimiz zor ama her zorluğun arkasındaki düşünce kolaylıktan daha zordur.Kolay olan zor, zor olan ise kolaydır. İşte bunu anladığınızda iman'a gelmeseniz de bireyliği öğrenmiş olursunuz.

Birey çok değişiktir, kendisini ispat etmek için hiç beklemez, çünkü hiçler genelde ederler. Ettikleri için çok güzel durumlara geldiğimizi yaşayarak mutlak suretle öğrenmişizdir, bu bölümde ritim tatatam gibi size gelebilir, bu ritim konusu çok değişik olabileceğini düşündüğünüz için yazıyorum.

Elbet bir gün okurlar diyerek yazsaydık, zaten burada olmazdık, bizde bireyiz ve sizinle kıyaslandığımız da oldukça bencil bir bireyim, hep ben hep, ben olsun isterim.

Bu konuda taviz veremeyeceğimi bilmeniz, cidden düşündürücü, nereden anlayabilirsiniz ki yazının içerisine girip çıkamamak felsefesini yaşayanlardan mıyız sorusuna cevabı olarak: Hayır, seçeneğini söyleyip beyinlerde evet yankısını bırakmasını da biliriz.

Bu adam ne saçmalamış olabilir ki? yazıyor da yazıyor diyenlerin selamını aldık; V.A.S. diyerek waşington'a selam ederiz.

Biz Jorch burchdan, Mery ye geçtik sizi de bekleriz diyenler esas duruşta kapı bekliyor sizin cesaretinize şaşırıyorum.

Hedef biz miyiz, biz bireyler, bir deneme tahtası mıyız; diyenlerden de selam varmış, V.A.S.; vaşington portakalının satışının düşmesi sebebi ile yine babam'a doğru gideceğim.

Kendisi bariz şekilde portakalcıdır, neden bariz çünkü tarlaya gittiği süreçler, evde geçirdiği süreçlerle ters orantılı olduğu için, biz her gün birlikte kahvaltı yapıyoruz.

Kendisi çiftçi ancak ekemiyor, başkalarına ektiriyor, ve doğal olarak ekmeğini kovalıyor gibi görünse de, günde 2 paket uzun malboşumuz alınır, kendisine bu örnek davranışından dolayı nobel ödülünü veriyorum.

Verdim de ne oldu diyenler, vermeyince ağlarsa olmaz, çünkü delikanlı adamlar yapamayacağı şeylerin tahüütünü vermez. Biz kendimizi biliyoruz, bilmeyenler de öğretiyoruz.

Ha öğrenirse okey, öğrenmezse dükkanı geçiçi olarak servis dışı bırakıyoruz. Açılan servis bedelleri tarafınıza iade edileceğini bildiğinizden dolayı bu satırları ikinci kez olacak yine okuyorsunuz, biliyorum çok saçma geliyor, sözünün sonunu merak ediyorum diye düşünenlerden olmayacağınızı düşündüğümden dolayı, laf kısadan alıyorum, siz uzundan almış olabilirsiniz, hiç önemli değil, bir üst modelini armağan edeceğiz.

Oyunuzu lütfen bize vermeyin, bizim partiye üye alımı maalesef yok, bizde yok olduğumuza göre sıkıntı da yok. Doğru bireyler doğru oy kullanır, oyun en iyisi sizde olandır, başkasına verdiğiniz oylar, sizin bu işi yapamayacağınızı kanıtlar.

Oy verilmez, itinayla alınırken, üzerine para verecekler olacaktır, çok teşekkürler, belediyemiz çalışıyor bu konuda sizi zahmete sokmayacağımızı düşünmenizde, bariz şekilde fayda olabilir, bu ikinci fayda olmuşken, Yüce Allah sonumuzu hak getire diyelim ve sizlere hafiften veda edelim.

Her veda bir başlangıçsa, her insan da bir bireydir. Birey olmak ile olmamak arasındaki en büyük fark ise, bu yazıyı okumaktır. Çünkü okuyanlar bizimledir, okumayanlar ise arkadaşlarının tekliflerini değerlendirirken, hata yaptıklarını bildikleri halde, devam edebilmeleri çok düşündürücü...

Tek sorun maddi ise, çözümlerimiz kredi kartına 12 taksit fiyatına, bedavadan daha ucuza milyon paunt.

Bazen bir yazının sonunun hiç bitmemesini istersin, sonuç da bu klaveden gelen sesleri siz duymuyorsunuz, normalde bir insan bilgisayar başında içerik yazarken bilgisayarının bataryasının bitmiş olmasının ne demek olduğunu bilemediğiniz için, çok boş konuşuyorsunuz.

Dolusu vardı onunla gelirken, boşalmasına karşı gelemediğim için elektriği kesenler ile akrabayım. Bu akrabalık ilişkinin ne zaman biteceği konusu düşünülemediği için ortaya karışık, kaderimse çekerim modülünü aktif hale getirdik.

Hayat da bazen olumsuzluk otomatik olarak bireyleri ciddi şekilde etkiler, bu aynı sobanızın kömürünün bitmesi gibi birşey.

Üşürken insan sadece mayışır ve birşeyin altına girip ısınmaya çalışır, elleriniz donarken telefon bile tutulmuyor diyenler telefonun soba olarak kullandığını bilmeyenlerdir.

Sobamız şekil, "önümüzden çekil ki" deki "ki" ayrık ise biz gerçekten yapışık ikizleriz. Burcumuz koç olabilir yapışmışız kesiliyoruz.

Koyunlar duymasın, koyunların suçu neydi?

Kesilmek ya da kesilmemek, işte bütün mesele inanın bu değil, hep kesiliyoruz da farkında değiliz. Önümüze çıkan bu değişik bireylere dur diyemediğimiz için evciliz. Durmak ya da durmamak işte bu bireydir.

Çünkü bireyler birgün kendilerini, kendilerinin yönetmediğini anladığında iş işten geçmiş olacağı için, önceden sipariş verelim belki kaderlerinde vardır pampiş diyerek bilincin alt kısmına gönderim, itinayla yapılır. Bu da şirketimizin ikramlarından birtanesidir, afiyet şeker, bal ve fındık yediğiniz de lütfen evden çıkmayın.

Aman dikkat inecek olabilir biz bunları indireceğimize emin olmasaydık, zaten böyle yazamadık, anlıyorsun biliyorumki devam ediyorum. Yazının bitmesini mi bekliyordunuz? Sizce hangi birey pes için dünyaya gelmiştir?

Pes etmek mi asla, neden ? niye niçin bireyler sorguluyorken az düşünüyor? Hayat şartlarının verdiği uygunsuzluklarda drift yaparken, birde üstüne gel burada çene dök, hedefimiz kim ? neredeler? bu dünyayı terk ederken hiç düşünmezler mi?

Nereden geldim, nereye gidiyorum? gittiğimiz her birey'in, içerisindeki bir kısmına dikkat etmemiz gerekmiyor muydu?

Bir olmadan, kimse birey olamayacağını, anlayacak oluşunu düşünseydik uzatmazdık, bazılar böyle tam detay ister ya, işte onlar için yazıyorum. Çünkü bende o bazılarındanım, hani varya, az değil bu çocuk, bu çocuk çok feci, olm senden iş çıkar , sen kingsin diyenler, benim ne kadar küçük olduğumu bilmeyenler olup, kendimi bariz şekilde kullandırdığım insanlardır.

Peki neden?

Keşke bilseydim, gitmeyeceğim, görüşmeyeceğim dediğim her sözü yemiş bir insan olarak, nasıl bir bireyim ki? İşe benden başlamak lazım, içimizde ki ben, olsaydım bari diyenlerin yaptıkları ile benim yaptığımın arasında çok büyük fark var. Birisi vücudunu diğeri ise bildiğiniz her insan da olan beyini kullanır.

Beyin içerisinde ki bey, erkek olandır, in kız olandır. İkisi birleşince birey olur. Birleşmek halk arasında evlenmektir, evlemeden kimse birey olamaz, çünkü evlenip çocuk yaptığı vakit, artık bireydir. Bunun haricindekiler çocukturi büyüdüğünde oda tabiki birey olacaktır.

Yani çocuklar ile bireyleri ayıramadığımız için birey'i anlayamıyoruz. Sizden yaşı küçük birisinin, birey olup, sizin birey olamamanızın sebebi inanın ben değilim, sizde değilsiniz, peki kim?

Birey olabilmek için tek olabilmek gerekiyor. Aksi taktirde gereği mutlaka düşünülecektir. Bu düşüncenin sebebini düşünmelisiniz.

Sonuç da kaderimiz de olan birşeyi yaşıyoruz. Kader geleceğimizin kendisidir. Kaderimize sahip çıkmadığımız vakit bireylikten çıkmış oluyoruz.Geçmiş ve gelecek kader'imize birey denir. İkisi de bize ait, lütfen size ait olan birşeyi bırakırken 1 kere düşünün. Bırakmak ile pes etmek arasındaki farkın birey oluşunu düşündüğünüz de kazanırsınız. Sonuç da size o duyguyu veren kim? Herşeyi boşverin, düşününsene bir siteye girdiniz ve böyle saçma bir yazı okuyorsunuz. 

Bu sizce normal mi? Kabul etmelisiniz işimiz gerçekten yok, ancak herkes ceo olmuş durumda, kimle konuşsam edebiyat parçalıyor, bu şöyle olacak, tamam kapat çeneni diyip ayrılırken sizlere ikinci kez veda ediyorum.

Bu bir yazı içerisinde hiç beklenmedik şekilde gelebiliyor, işte bende bunun neden olduğunu bilmiyorum.

Bilmediğimiz şeyler hakkında yaptığımız açıklamalarda akıl veren bireylerin, birde akılsız olduğunu düşünüp, karar verin. Karar da oy gibidir, kendinizden emin olmadığınız bir konuda konuştuğunuz da birey olur gibi düşünceye girersiniz. Ancak birey olamadığınızı, söylediklerinizi düşündükten sonra anlarsınız. Örneklendirme ile devam ederken, telefonunuz da çözemediğiniz birşeyi sorduğunuz kişiden aldığınız bilgi doğrultusunda ilerlediğiniz için kullanım talimatını okumazsınız.

Gerçi biliyorsunuz öyle bir yazıyorlar ki, okuyan anlamıyor, aynı bu yaz gibi, yazmışta yazmış, nasıl ilaçmış bu diyenler, aile hekimleri ile ilaç yazdırma problemi yaşıyor. Yasalar bireyler içindir, yasadan faydalanan herkes halk dilinde bireydir, ancak çocuğu olmayan birey olamaz diyerek ikinci kez aynı cümleyi kurdum. İşte bunu yazarken kuracağımı bilmiyordum. Bireyin en önemlisi ciddi söylüyorum, akli yerinde olmayan bireydir. Çünkü akli dengesiz olduğunda dışarıda seviliyor, çünkü onu birey yerine koymadıkları için genelde gülerler, delidir ne yapsa yeridir diyenler deli değilse kafama sıkmam ama ne derseniz yaparım. Bilirsiniz bizim arkamız sağlam gerisini bence siz düşünün.

Bu devirde dedenin camisi yoksa bir ayağın çukurdadır. O çukurda su olabilir, yüzme bilmeyenlere ders vermeyeceğiz ama suyun altına istesede giremeyeceğini belirterek, yine bilincin alt kısmına gönderim yaparak, herkesin yüzmesini sağlıyoruz.

Beyinlerde sörf yapmak buna denmiyor mu? Şuan kendimi sizin yerinize koyduğumda direk şunları düşünüyorum: 

Kardeş sen iyi değilsin, açıkcası kafayı bariz şekilde yemişsin, neyin kafasındasın, torbacının numarasını ver gibi düşüncelerdeyseniz tam doğru adrestesiniz.

İşte bu saçma şeyleri yazacağımı hiç bilmiyordum, birey bilinmeyendir. Bilinmeyen bireyler suyun kaldırma kuvvetini bilir, o sebeple giremediği için beline ağıtlık takar, yoksa su insan olan bireyleri dışarı atar, atarken bazen geberdiğimiz olabilir, hocayı çağırıyoruz ve hiç üşenmeden gömüyoruz. Yasin eşliğinde DJ ERSAN.NET