Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

ERSAN KARAVELİOĞLUERSAN KARAVELİOĞLU

İnsan ağızından çıkan kelimelerden sorumlu ve yükümlüdür.
Bildiğiniz üzere ağızı olanın konuştuğu çağdayız, bu konuda bilmemiz gereken, herkesin bilim adamı veya bilim kadını oluşudur.
Bu dünyada tek cahil benim olduğumu düşünüyorum, inanın ben bu dünyanın en cahil insanıyım. Ne televizyon izlerim, ne de açıp bir tarih hakkında araştırma yaparım..


Hani bu tvlerde yarışma programları olur insanları yarıştırırlarya, insanlara öyle bir algı yüklediler ki artık kültürlü insanlarımız oluştu.
İnsanlar üniversite mezunu olup, öğretim görevlisi olup, siyasetçi olup birbirlerini öldürmesimi dersiniz, yoksa öldürmek kadar etkili olan bir birlerine olan hakaretlerimi konusu düşündürücü?

Allah'ın verdiği canı bir tek Allah alabiliyorken, herkesin silah taşıma ruhsatı almasını sağlayanlar kim? Allah'a şirk koşanlar kim. Yolda ruhsatsız silahsız dolaşan insanların içeriye aldırdıkları ruhsatsız silahların içeriye girmesini sağlayan kim? Biz değil miyiz? Ya herşeyi biziz, herşeyi biz yapıyoruz? Sonrada dış güçler yaptırdı diyoruz..

Bir insan'ın kalitesini ağızından çıkan kelimelerden anlayabilirsiniz. Yani bir kişi kalitesini korumak için ona karşı tutumsuz davranış sergileyen kişiye iyilikle yaklaşıp, onun diliyle konuştuğu taktirde artık o kişinin kalitesizliğinde boğulmuş oluyor.


Şuanda ülkemizde siyasetçilerin hepsinin ayrı partilerden oluşması, siyasetin bir sözlü oyun olduğunu göstererek, dünyanın önünde tüm televizyonlarda birbirlerine ahlak kurallarına uymayan kelimeler sergilemelerine ne demeli?


Şimdi şunu anlamıyorum, A partisinin yöneticisi B partisinin yöneticine laf sokuyor, ancak öyle bir laf sokmasına ben şaşırırken, B partiside altında kalmıyor ondan daha beter kelimelerle birbirlerine saldırıyorlar, herşeyi boşverin biz daha kendi içimizde anlaşamıyoruz.


Annesi ile babası ile geçinemeyen bizimle geçenebilse de başkası ile geçinemeyebilir. Bu sebeple bir Türk'ün bir Türk ile anlaşamaması çok ilginç değil mi? Yabancı olsaydı dilinden anlamazdı, ancak Türkçe konuşup birbirleri ile ortak noktaya gelememe sebebi haksız adalettir.
Sonra da gelmiş, avrupa birliğinden bahsediyorsunuz, neyin kafasını yaşadığınızı çok merak ediyorum?


Avrupa kimmiş biz Avrupaya katılacakmışız? Sürekli olarak insanların uyutulması ve kendi içimizdeki sorunu çözememizin sebebi bencilliğimizdir. Tek parti dönemine girmekten başka çaremiz olmadığı gibi mevcut partilerinde ne yaptığını televizyonlardan gördüğümüz için biz bunu tek çatı altında toplamaya karar verdik.

Ancak partimize oy veremiyorsunuz, bildiğiniz sıradan partilerle bizi karıştırmayın aman diyerek; Aşk Partisi Genel BAŞKANI ile tanışma şerefinde bulunduğunuz için eminim şaşkınsınızdır.Kendim diye demiyorum gerçekten olay bir Başkanım.
Şaşırmayalım, şaşırmayalım Keçileri Kaçırmayalım diyerek sözlerime devam ediyorum.


İnsanların anlaması gereken sonucu ne olursa olsun, isterse karşıdaki kişi ana avrat sövsün, hiç fark etmez, o kendisine sövüyordur. O sebeple kötülüğe kötülükle gittiğimiz için bu hallerdeyiz. Unutmayın bir insan durduk yerde kaşınıp, size dalaşıyorsa bunun tek sebebi vardır, kalitesidir veya bulunduğunuz konumu kıskanıyordur.

Sizin yaptığınız en büyük hata ise karşı tarafın sizin tutumunuz karşısında soktuğu laflara sizinde onlardan kalır yanınız olmadığı gibi lafı sokup çıkartıyorsunuz.


Olan kime oluyor burada bu konu önemli, inanın sizin televizyonda birbirlerinize attığınız tüm o sözler TÜRK HALKINA ATILMIŞ OLUP.
Hayatımızın hipnozdan ibaret olduğunu düşünürseniz insanları konuşarak hipnoz edip taraflara geçirdiğinizi görmezden gelemeyeceğim.

Sizin sergilediğiniz olumsuz davranışlar tv de dizilerden önce +13 gibi rakamların yazılması gibi birşey. Esas sınır koyulması gereken partilerin üst düzey yöneticileridir. Ağızındaki konuştuğunu kulakları duymuyor olabilir, ancak bu bizi ilgilendirmediği gibi ilgilendiren kişilerin üzerine alınmasını talep ederek rica ile arz ediyorum dersem yalan söylerim.

Ben rica felan edemem, direk lafı ortaya koyar işin içinden çıkarım. Çünkü görünen köy uzakta değildir meselesi durumdan duruma değişir.
Bazen göz yanılgısı olur, bazen hata yapar insan, hata yapmak için dünyada olduğunu unutur, kişisel tavırlarının karşı tarafa açtığı büyük zarayı göremez. Çünkü o sırada sinirlidir. İnsanlar belli yaşlara gelince çekilmez oluyorlar, Kuran'da yazar yaşlıların büyüdükçe küçüldüklerini.

Çünkü tekrar bebek oluyorlar, babannelerimiz dedelerimizden yola çıkarak herşeye atar yapmalarından algılayabilirsiniz. Yaşlılarımıza saygılı davranılması gerektiğini, onları hor görmemiz gerektiğini açıkca belirtiyor.Ancak millet bunun tam tersini yapıyor. Neden çünkü Siyasetçilerimizin yaşları biraz farkındaysanız büyüdü, artık yaşlılık dönemine girdiler. Bize lazım olan benim gibi yakışıklı, karizmatik, olay bir başkana ihtiyacınızın olduğunu bildiğim için Aşk Partisi kurduk.


Verdiğiniz emekler için cidden çok teşekkür edemeyeceğim, herşey ortada savaşın içerisinde insanların öldürülmesimi dersiniz, yoksa Ahirzaman da olup, kötü insanlar ile canavarlaşmış insanları ayıramadığımızdan mıdır bilmiyorum, İnsan Haklarımız var.

Hangi hak derseniz her kırtasiyede satılıyor Anayasamız acayip bir yasa, Ana'ların cennet ayaklarının altında kelimesini ne çabuk unuttunuz? Anayasaya sahip çıkmazsanız, Baba yasa gelir Annesine yaptığınız saygısızlıkları görmezden gelmez. Çünkü biz babalar,

Analardan geldiğimiz için Anamıza laf söyletmeyiz. İçinde Ana geçen herşey bizi kapsar. Dünyanın oluşmasında bir Ana olmadan çocukların olamayacağını unutmayınız.

O yüzden Biz Anadolu Çocukları olarak, Anamıza ve babamıza sahip çıkmaya geldik.
Olurda Ana yasamıza laf Söyleyenleri ise cezalandırmayız, çünkü Allah cezasını verir. İnsanı insanın yargılaması ile geldiğimiz nokta budur.

İnsan'ın ruhunu satın aldıklarını düşündürseniz, ruhsuz dolaşan milyonlarca insan olduğunu ve bunların ruhlarının paralarını ödeyip geri almaya geldiğimizi belirtmek isterim. İnsanı Allah'a bırakacaksınız. Allah herşeyi gördüğü için onun cezasını sizden daha iyi vereceğini unutmayınız.

Tüm insanların eşit olduğunu ve herkese akıl verdiğini unuttunuz mu? Hepimiz eşitiz. Söz de tabiki bu sözde kaldı, eskiden eşitlik bir nebzede olsa vardı. Ancak gelen gideni, giden geleni arattırdığı kelimeninde geçersiz olduğunu anlamış olmuşsunuzdur. Tabiri caizse, "küçükken altına sıçan bir insandan Allah olmaz."

Allah insan olmadığı için, bir insanın bir insanı anlayabilme ihtimali söz konusu değildir. Anlamak anlaşmak veya sevmek bizim elimizde olduğu için, sizin sevdiğinizi ben sevmeyebilirim diyenlerin oluşunun çok fazla olması sebebi ile insanların tek çatı altında toplanmasına karar verilmiştir.
Karar verildiğini Görmezden gelemeyeceğim için bunları çatır çatır yazıyorum, yazmaktan kim korkak? Kaç tane adam içeri alındı ancak bilmenizi isterim ki bu dünyada insandan korkmam ama bir arıdan korkarım. Ayıdan korkmam ama deniz anasından korkarım. Anlatabiliyor muyum?


Ana işin içine girdiği zaman işler değişir.. Denizin Ana'sı bizim anamız ne fark eder. Ana sonuç olarak Ana'dır.
Analar ölmez vatan bölünmez diyenler, Vatan'ın bölündüğünü göremeyenlerdir.


Analar ölür,vatan da itinayla, sabırla, kavgayla, yaptırımlarla, dış güçlere yardım yataklıkla çöker, koskoca osmanlı çökmüş, Allah isterse patır patır çöker.Ancak bilmenizi isterim ki ülkemizin bu denli gerek hergün bir partinin açılması, nasıl eskiden 4 büyükler vardı, şimdi ise bütün illerde futbol takımı var. Biz bölünerek çoğalıyoruz. Çoğalırken de hep arkamıza birilerini alıp beni takip et, ilerde desteğim olur hesabı yolunuza bakıyorsunuz.


Başa gelen çekilir konusu burada maalesef geçersiz, başa gelen estiriyor. Bakın es deli rüzgar es, dersem inanın sallanırız. O yüzden yazıdan çıkan sonuç şudur: "İNSAN AĞIZINDAN İYİ VEYA KÖTÜ ÇIKAN KELİMELERDEN İBARETTİR."