Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

Her insanın DNS Adresi VardırHer insanın DNS Adresi Vardır

"Yaz kızım gereği düşünüldü" diyenlerden farkımız olduğu için parmağımızı kaldırdık cevap veriyoruz, olayın en ince ayrıntılarını sizlerle paylaşmak istedim.


Mevzuyu bilmiyorsunuz, bilmediğiniz için "nereden bileceksiniz diyerek," icraat'a başlıyorum.


"Bildiğiniz insan'ın, bilmediğiniz huyları" için doğru adreste olduğunuzdan kesinlikle şüphem var.


Şüphem olduğu için, insanı ele alırken, "haddimizi bildiğimizin altını çizerek" devam edeyim ki, bizden büyük olanın "Allah" olduğunu hatırlayalım.


Madem hatırladık, kimseninde bizden az veya fazla bilme konusunun sonuçsuz olabileceğini düşünüp gerçekçi olmak gerekiyor.

Doğru bir tanedir, oda yaratan olan tek olan Allah. Bunun haricinde söyleyeceğimiz herşey değişkenlik gösterebilir.


Kardeşim neden bu kadar detay'a indin "direk mevzuya" neden girmedin? diyenlere "lafımı iletip" yola devam edeceğim için bu kadar detaya indim.


Biz bunları söylerken, kafamızdan atarak değil, düşünerek, doğru düşünerek ve Allah'ın büyüklüğünü görerek söyledik.
Çünkü "hiçbir insan Allah olamaz, "bu böyledir, bunu böyle yapmalıyız sorusunun" cevabını Allah bilirken, şuanda bu anlattıklarıma direk kafadan giriş yapıp, "atara atar", "gidere gider" diyeceklerin çok olduğunu bildiğim için yazıyorum.

 

Şuanda arayıp da bulamadığımız, bebekliğimize gidip, duyguların en masum olduğu zamana giderek, içimizi temizliyip, bebekliğimizi hatırlamamız gerekiyor. Eğer bebekliğinizi hatırlarsanız bizleri de küçükte olsa tanımış olursunuz.


Ben deniz, Ersan.net, deniz ve ben ayrıyız çünkü bendeniz derken aslında sadece şahsım olan benden bahsediyordum.

 

Bahsederken, arkamızda bıraktığımız, bize inanılır, yada size inanılmaz gelebilecek sözlerime devam ediyorum.

 

Her insanın DNA adresi olduğu gibi birde herkesin DNS adresi vardır. Yani elinizi kalbinize götürdüğünüzde atmasının sebebi budur, yani kalbimizden göremediğiniz bir hat olduğunu ve bu hattın yaratıcımız olan Yüce Allah'a bağlı olduğunu bilmenizi isterim.

O yüzden Allah şah damarınızdan daha yakındır, kelimesi çok basit kalıyor, yani evde otururken gizliden çıkarttığınız "gaz" bile kayıt ediliyor.Bakın tekrar belirtiyorum, örneğin vücudunuzdan bir tane kıl düştüğü zaman bile Allah bunu biliyor:) Bu size komik gelebilir, ancak diğer tarafa gidip gelen kimse olmadığı için dediklerime inansanız iyi edersiniz. Çünkü her insanın benzersiz bir ip adresi vardır. Bu ip adresi yaptığınız herşeyin kayıt edildiğinin kanıtıdır.

İnternet'e bağlı olmayan bir bilgisayar, hesap makinasıdır. Kalbiniz durduğu zaman ölüyorsunuz, hiç düşünmüyor musunuz? Kalp atarken yaşıyor, kalbiniz atmıyorken ölüyorsunuz. İşte Allah sizin hizmet sağlayıcınız oluyor. Nasıl şuan Turkcell'e aylık fatura ücreti ödüyorsanız, Allah size bunu ücretsiz veriyor. Her nefes alışınızı bir GB olarak algılamanız gerekiyor. Size ücretsiz hat veriyor sizde Allah yok diyorsunuz çok komiksiniz.

Bilginiz yok, teknolojinin T harfinden anlamazsınız, daha mail hesabı açamazsınız gelip Allah yok dersiniz?

Sizden istediği farz olan namazı neden kılmanız gerektiğini anlamanızı istiyorum. Yani siz sabahtan akşama kadar namaz kılsanız da Allah için birşey değişmeyecek. İyi bir insan olabilmek için herşeye saygınızın olması gerekiyor, ancak iyi bir insanın önce kendisine saygısı olması lazım. Kendisi ile zaman geçirmeyen bir insan sizinle geçirdiği zaman ne kadar değerli olabilir ki?

Namaz bir insanın kendisine zaman ayırmasıdır. Çünkü kendisine zaman ayırmayan kimseye ayırmaz. Buna biz çıkar ilişkisi diyoruz.

İyi bir insan olabilmenin birinci kuralı, namaz kılmaktır. Her namaz kılan iyimi sorusu akıllara gelebilir, size katılıyorum, şuan dünyamızda örnek olabilecek bir insan maalesef yok. En iyimizi bile seçerken kötünün iyisi diyerek seçiyoruz. Hatalar insanlar içindir, ancak zararın neresinden dönülürse kar değildir, zararı telafi edebilmek önemlidir.


Tıp çok ilerlediği için farkında varamadılar, ancak ben size önceden bilgi vermek istiyorum.


İnsan'ın tanımını küçük tarafından tecrübelerimin vermiş olduğu kadarını sizlerle paylaşmak istiyorum.


Bildiğiniz bir insanı ele aldığımızda, her insanın özel bir DNA adresi olduğunu ve benzersiz olduğunu duymuş olduğunuzdan dolayı, duymadığınız DNS adresinin neler olduğundan kısaca bahsetmek istiyorum.,

 

Yukardan aşağı okurken farkında mısınız, sürekli istiyorum? Ya biz nekadar nankörüz, sürekli istiyoruz? Çok ilginç değil mi?


İnsan yürüyebilen, konuşalabilen, hesap yapabilen, öldüre bilen, kendi ırkını devam ettirebilen, tacizcilik yapabilen, çocuklara tecavüz edebilen, güzel işler yapabilen olduğu gibi kötü işleride hiç çekinmeden yapabilecek olandır.


Bu sebepten dolayıdır, hayatımızdaki küçük mental aksaklıklara şöyle bir göz attığımızda etrafımızda bizi seven sayısının azlığının farkında olduğunuzu biliyorsunuzdur.


Değişim şart, eğitim de şart, şuanda eğitimden çok değişime ihtiyacımız olduğunu, öğretim görevlilerinden öğrendik.
Öğretim görevlilerin, birbirlerini vurduklarını görünce eğitime dur deme zamanının gelmiş olduğunu anladım.


Eğitimsiz, öğretimsiz olalım ama sevgisiz olmayalım sloganı ile devam ederken, sizlere DNS'nin neler yapabileceği hakkında bilgilendirmelerden bahsetmek istiyorum.


Bildiğiniz üzere bir insan ile konuşurken, ağızınızdan kelimeler çıkıyor ve karşı taraftaki kişi sizi duyup, sormuş olduğunuz veya sohbetinizde geçen diyalog'a göre size cevap veriyor.


İşte biz buna veri alışverişi diyoruz, bilgisayarlar kendi aralarında eposta'yı alırken, bir ip'den bir ip'e veri gönderdiğinde 1 saniyeden daha hızlı sürede karşı tarafa iletiliyor, bu sebepten dolayı, insanlarda isterlerse kendi aralarında birbirleri ile iletişime geçebilirler.


Bunun için arada 1000 km bile olsa, insanların kendi aralarında konuşabileceğinden bahsediyorum.Unutmayın bu dünyada Allah'ı göremezsiniz, bunun haricinde herşey mümkündür. Allah zaten budur. Görünmeyen ama yaşanandır. Göremez dokunamazsınız çünkü siz Allah'ın dünyasındasınız. Bu dünyada Allah'ı göremeyiz, ancak diğer tarafta görebileceğimizi ve Allah'ın biz istersek istediğimizi vereceğini unutmayınız.


Biliyorum buna kimse inanmaz diyebilirsiniz, o zaman size hiçbirşey diyemem.


Zaten benim amacım size bunu inandırmak değil, biraz düşünmenizi sağlamak.


Kendinizi dünyanın sonu, bir bilgisayar olarak görürseniz, format atılma ihtiyacınızın olduğunu anlamış olursunuz.

Belli bir zaman sonra ise yaşantınızın kalitesinin gelişmesinden yola çıkarak atılan formatın derecesini anlamış olursunuz.


Bazen bir yazı okursunuz ve zengin olursunuz, bu aynı bir piyango gibidir. Bazen yazıların içerisinde çok büyük paralar vardır, insanların sürekli kitap okumasının sebebini ne sanıyorsunuz?

İnsan tanımak, bir insanın hayat tecrübesinden faydalanmaktır. İşte insan çok önemli ve çok değerli ama biz değerini ve hakkınız veremiyoruz. Allah verirken bizim bu kadar bencil olmamızın sebebinin altında yatan o kötülüklerin hepsini salıyoruz..


Bunu unutmayın herşey mümkün olabilir, ancak öldürüp diriltmek, yaratmak Allah'ın işidir. Bunun haricinde bana gelip maymundan, kuş yaptım derseniz size wuwww harika adamım derim, ancak arkamı döner giderim.


Anlatabiliyor muyum pampalar?
Burayı iyi düşünün, evde cep telefonunuzdan dünyanın diğer ucuna mail atıyorsunuz ve 1 saniyede karşı tarafa gönderiliyor.

İnsan eğer isterse, herşey olabilir (YARATAN VE ALLAH ASLA OLAMAZ) .
Ancak her insan istemesi gerekiyor. İstemek aynı sevmek gibidir.

Sevmeden isteyemezsiniz, severseniz isteyebilirsiniz.


Sevgi paylaşıldıkça büyüyemez, Çünkü bizler kıskanç yaratıldığımız için nankörlüğümüz mevcut.

Hep benim olsun, en güzeli bende olsun isteriz.

Kim istemez ki?
Haklısınız herkes ister hele ki şu zamanda çok ister değil mi?


İşte bilmediğiniz nokta Allah gerçekten inanılır veya inanılmaz kelimelerinin çok ama çok üstündedir. Allah'ı anlayabilmek için geçmiş yaşantınızı hatırlayabilmeniz gerekmektedir.


Allah'ın sizi sevdiğini yaşantınızdan anlayabilirsiniz, işte siz acaba hiç kendi içinizde şunu aylarca düşündünüz mü?
Allah'ın sizi sevdiği kadar siz Allah'ı sevdiniz mi?


Düşünün bir nefisinizi, düşünün bir geçmişinizi, hanginizin kötü anlatılmaz anıları olmadı?


Sütten çıkmış ak kaşık olsaydık şuanda buraya gönderilmezdik. Hayat bir sınav ise bu sınavın mutlaka sonuçları olacaktır.


Sonuç=Google olmuşken, siz neyin peşindesiniz?

Kendinizi ne sanıyorsunuz?

Araştırmalarınızı ve sonuçlarınızı çıkartırken kimin kriterini alıyorsunuz da karşımıza sonuç çıkartıyorsunuz.

Google dan öğrendiğiniz bilgiler kadarsınız?

Okuduğunuz kitaplar kadarsınız?
Geçmişiniz kadarsınız diyelim, yola usluca devam edelim.


Unutmayın asla, haddinizi bilmeniz için değil, bir insanın hatasız olamadığını düşünürseniz, her insanın arkasından gitmezsiniz.

Arkasından gittiğiniz kişiye dikkat etmediğiniz için olsa gerek bu hallerdeyiz.
Eğer kardeşimizi benimseseydik kavga etmezdik zaten, hayat yanlış anlayınca güzeldi diyip ne zaman yakın bir dostunun işine öncülük ettik, işini sahiplendik veya onu çukurdan çıkarttık?


Yani insanı düşünürken biraz detaylı düşünüp kendi içinizde hayal edip, size oluyormuş gibi hissedip sonuç çıkartanlardan olmamak için düşünmeliyiz.


Düşünüp taşınıp belki aylarca sürecek bir bulmacadan bahsediyorum, sonra sonuca ulaşabileceğinizi biliyorum. Ancak yaşadığınız tüm zamanı düşünmeniz gerekiyor.Siz bana ben düşündüm, şuan 35 yaşındayım, 1 haftada düşündüm, derseniz size "he" der geçerim.


Matematik belli, 35yıl düşünmek demek 70 yaşında sonuca ulaşırsın demek.


Zaten şuan 35 desin, siz Allah'ı ne sanıyorsunuz, herkesin gözünü açsaydı aynı mı olurduk.
Hayat tecrübelerden ibaretse yaşadıklarım veya yaşattıklarım ne diye kendime sorduğumda nefisimin çılgın ve inanılmaz yaşantılarla geçtiğini görünce bile kendimden utanıyorum.


İnsan gerçekten nankördür. Nankör olmasaydı kendisini ileriki yaşlarda örnek insan olurdu ve doğruluğu temsil ederdi.
Toplumumuzda çok üzgünüm ama örnek insan göremiyoruz, gördüğümüzü sanıyoruz ama maalesef biz bunu hak ettiğimiz için olsa gerek yaşıyoruz.


Bu dünyada Allah'ın haberi olmadan kuş uçmazken, ağaçların düşen yapraklarının sayısını bilen dünyayı yaratını çok küçümsediğiniz çok belli.


Size soruyorum kuran'da yazmıyor mu, iyilikte kötülükte Allah'dan. Bomba atılıyor sebebini kim sanıyorsunuz? Allah izin vermese atılır mı? Demek ki düşünmeliyiz, nerede hata yaptığımızı?

 

Acaba hiç biz Kuran'a uyduk mu?Hangimiz kuran'ı yaşıyor? Bu dünyadaki en kötü insanın ben olduğumu düşünüyorum, o sebeple bunları yazarken çekinmeden yazıyorum.


Halimiz arap olmuş, arapçayı bilmiyoruz durumumuz budur.


İşimize gelen rusya türkiye ilişkileri için Türklerin çoğu rusçayı öğrenmişken arapçayı öğrenememize şaşıyorum.


Merak etmeyin size yemin billah bende arapça bilmiyorum, bilmek önemli değil, mesele insanın halini uzaktan göstermek istedim sadece.

İstediğimizi inanın yapıyoruz.

Neden güzellik istemiyoruz?


İngilizce, fransızca, rusça gibi dilleri çatır çatır ezberlerken arapçanın farklı görülmesinin saçmalığını algılayamıyorum.

 

Herkesin dili kendine, size soruyorum, bu yazdıklarımı hangi çevirmen başka dile çevirip bu anlamda size yansıtacak?


Var mı öyle bir baboş? her dilin kendine güzelliği vardır ancak unutmayınız ki, Türkçe gibi narin ve tehlikeli bir dil hiç bir ülkede yoktur.
Yukarıda yazdığım kelimenin içindeki o havalı benlik duygusuna dur demediğimiz sürece, biryere gelemeyeceğiz. İnsanların beyinlerinde küçücük bir kelime ile kendinizi farklı gösterip, size saygı duymamasını sağlayabileceğinizden bahsediyorum.


İnsan olabilmenin en birinci yolu, karşıdaki insana saygı göstermektir. İnsanın anlamı budur, insan insana muhtaç olup, insan olmak bir insana saygı ve sevgi göstermekten geçmektedir.

İyi bir insan dediğiniz kişilerin sadece size iyi olmadığını düşünmenizi istiyorum. Sorunumuz bu zaten, sizin sevdiğinizi, o sevmeyebiliyor..
Bizim kelimelerimiz, silahtan keskin olabilirken, bir topitoş kadar inceldiğimiz zamanlarda kullanılan tonları hatırlamanızı sağlayarak, hayatımızın çok değişkenlik geçirdiğini görmenizi istedim.


Yazımın başında söylemiş olduğum, her insanın DNA'sı olduğu gibi birde DNS'sinin neler yapabileceğini düşünmenizi istiyorum. Hemen cevap vermeyin, düşünün zamanla kendinizi bilgisayardan çok ama çok üstün olduğunuzu değil, bir dandik bilgisayarla kıyaslanamayacak kadar özel ve kusursuz yaratıldığınızı düşünürseniz algılayabilirsiniz.


Algıladıysanız "her başlangıçın bir sonuç olduğunu", bildiğimiz için düşünüp taşınıp, "kendinizi dünyanın sonu olarak görüp", bir insanın "bir bilgisayardan veya bir cep telefonundan" üstün olduğunu anladığınızda aklınızdan geçenler sizi DNS adresine götürecektir.


Unutmayınız ki sol tarafınızdaki kalbinizi elinizi götürdüğünüzde "tik tak tik tak" diye atmasının sebebinin tüm herşeyin kayıt olduğunun göstergesi olup veri merkezine tüm yapılanların gittiğini bilmenizi isterim.


Giden teknoloji bilgisayarlar gibi dandik yapım olmadığını Allah'ın büyüklüğünü bir dandik bilgisayarla kıyasladığınız vakit, bitmiş okey'e dönüyorsunuz demektir.


Madem bittiniz o zaman insanın "mükemmelden biraz daha fazlası" olduğunu bilmenizi isterim, aynı şekilde şuanda "insanın mükemmelin hiç bir zaman yanından geçemeyecek oluşunu" da düşünmeniz sizi sonuca götürecektir.


Hep bir sonucun içerisindeyiz farkındaysanız bir türlüde sonuca gelemiyoruz, işte bu boş zamanların adamlarının işi oluyor.


Sadece şunu düşününsene, bir insan kişisel sitesine neden böyle bir yazı paylaşsın ki?


Kafayımı yemiş acaba diye düşünebilirsiniz.


Herkesin işi gücü var?


Bu işler düşünmek gerektirir, ilk düşüneceğiniz DNS adresi gibi görünse de bence siz DNS'nin sahibini düşünün.

Türkiyedeki veri merkezleri gibi dandiktikten sanmayın sakın:)  Turkcell nasıl ki osmaniye zorkunda çekmiyorsa, Allah'ın hattından kurtulma ihtimalinizin yok olduğundan bahsediyorum. %10000000000000 kelimesinin bile yüzdesi Allahda durur inanın bana.

O yukarda yazdıklarım çerezlerimiz, gerçekler acıdır, "acı inanın bizi çok bozacak". Ondan dolayı bence yol yakınken ilk ışıklardan peşime takılın :) Turkcell'e faturayı 3 ay ödemeseniz ne oluyor düşünün sadece, mantıklı olun, kaç kişiyi hacizlik ettiler rakamları araştırın, sonra bu dünyanın sahibini hatırlayın. Hem borcunuzu vermiyorsunuz hemde elleriniz boş gidiyorsunuz, cesaret hapı yutmuşsunuz galiba  :)

Not: Bu yazıma harcadığım toplam süre: 35dk'dır ve hatalarım çoktur.

Bunun anlamı, hatasız insan yoktur ve inanın benim bildiğim ve bilmediğiniz çok ama çok hatalarım vardır. O sebeple hatasız kul olmaz sloganı ile elveda diyorum. Keşke zamanında sevebilseydik değil mi? 

Aşk Partisi Genel Başkanı
Ersan.net